Ana sayfam yap | Sık kullanılanlara ekle| E-Yönetim
Türkiye Partisi
5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı
Bu haberi paylaş
5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı

Türkiye Partisi 5. Olağan İl Kadın Kolları toplantısı 05 Mart 2011 tarihinde Türkiye Partisi Genel Merkezinde yapıldı.

Kadın kolları Genel Başkanımız Sema BATIRBEK konuşması şöyle: Bu konuşmamı vefalı, güzel ülkemizin, fedakar ve erkek cinayetlerine kurban giden kadınlarına adıyorum.

Bir ülke kötü yönetiliyorsa bundan en çok çocuk ve kadınlar zarar görür. Çünkü kötü yönetilen ülkelerde kadın ve çocuk korunmasız ve savunmasız olarak çaresiz bırakılır.

Ülke manzaralarımıza baktığımızda neler görüyoruz? İzlenen politikalar nedeni ile işsizlik en yüksek orana ulaşmış, bireysel ve bölgesel gelir ve servet dağılımı dengesiz, sürekli dış açık veren, dış borçları artan, halkın yaşam kalitesi ve demokrasinin standardı düşük, ekonomisinin uyum kapasitesi, esnekliği zayıf bir ülkede yaşatılıyoruz. Kısaca, demokrasimiz, adaletimiz, ekonomimiz yerlerde sürünüyor. Yoksul daha da yoksullaşıyor. Zenginin serveti ise bir yılda 17 milyar dolar artmış. Zengin daha zengin olmuş. TÜİK'e göre 10 kişiden 6'sı yoksulluk altında yaşıyor. Dış ticaret açığımız Ocak ayında % 90 büyümüş. Üretmeden, tüketen bir ülke. Tarımı, hayvancılığı bitmiş. Fakirleştirilen halk, kendisini kimin aç, işsiz bıraktığının farkında değil. Çünkü "ileri demokrasi" çığırtkanlığı yapan medya, her gün Ortadoğu'daki demokrasi mücadelesini haberleştirirken, manşetlere taşırken, Türkiye'de neler olup bitiyor farkındalar mı acaba? Elbette farkındalar. Bir tarafta ucube demokrasinin yarattığı medya, diğer tarafta tarafsızlığının cezasını mahkeme salonlarında aklamaya çalışan gazeteciler.

Günümüzde her şey pazarlanıyor. Mevcut iktidar, sanal sorunlar yaratıyor, üretiyor ve piyasaya gerçek sorunlarmış gibi sunuyor. Muhalefette bunun üzerinden siyaset üretiyor. İpleri mevcut iktidarın eline vermiş, çözüm olmaktan ziyade gol atması için iktidara pas verir durumda. Ya halk bizler ne durumdayız?

İşsizlik artık ülkemizde öyle rakamlara ulaştı ki, toplam 5 milyon 878 bin işsiz var. 2007'ye göre 670 bin kişi işsiz kalmış, 104 bin kişi umudunu kesmiş. 2010'da istihdam artışının yüzde 34'ünü ve kadın istihdamındaki artışın yüzde 60'ını kayıt dışı istihdam oluşturmakta. Kadınların iş gücüne katılım oranı % 23,5 ve bu oran  OECD ve AB ülkelerine göre çok düşük (% 62 ve % 64) bir tek Afganistan ve İran'dan daha iyi durumdayız. Çorlu Belediyesi 34 itfaiye eri almak için ilan veriyor ve 1500 kişi müracat ediyor. 104 aday elemeyi kazanıp mülakata alınıyor. Mülakat hızlı koşma, yüksek merdivene çıkma, yangın hortumunda isabeti tutturma. Müracaat edenler, mimar, mühendis, avukat vb. adaylar arasında kızlar da var. Dünya'nın kurs parasını ver, üniversite kazan, sonra başarıyla bitir, sonra itfaiye eri,  şoför olmak için koştur da koştur. Oysa mevcut iktidarın çocukları, pırlanta ticareti yapıp, gemicikler alıyorlar. Onlara bizim de çocuklarımızın pırlanta değerinde olduğunu bu seçimlerde bu gidişe dur diyerek göstermeliyiz.

Bu arada, İstihdamın kalitesi de ters orantılı düşürülüyor. Mimar, itfaiyeci, bekçi doktor, mühendisten maden işçisi olan bir ülkede yaşatılıyoruz.

Bir ülke düşünün ki, mevcut iktidar, sürekli biz harikayız, her şey yolunda, ekonomi muazzam büyüyor, dış siyasette çok iyiyiz diyor. Mübarek'e Demokrasi dersi verirken ki cevabını da alıyor. Darbe, balyoz tantanaları arasında bizi oyalarken Mısır'da yönetime el koyan orduyu alkışlıyor, kendi ülkesinde, Torba yasalara haksız uygulamaları koyuyor. Çalışanların güvencelerini ve söz söyleme haklarını yok eden yasaları torbalara dolduruyor.

Hak arayan öğrenci ve işçileri coplatıyor, yerlerde sürüklüyor, gazlar sıktırıyor sonra ileri Demokrasiden söz ediyor. 1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi'ne katılan Başbakan Erdoğan'ı protesto eden iki ilköğretim öğrencisi, koruma polislerince tekme tokat göz altına alınmış. Üniversite öğrencileri için bu durum normal algılanmaya başlamıştı. Ama mevcut iktidar "ağaç yaşken eğilir" atasözünü hayata geçirmek istiyor anlaşılan. Şiddet, ilkokul öğrencilerine kadar Devlet eli ile desteklenmekte olan bir ülkede yaşatılıyoruz aynı zamanda.

Yasalar, örümcek ağlarına benzer, küçük sinekleri yakalar, yaban arıları ve eşek arılarına geçit verirler diyor bir düşünür. Tıpkı yandaş yolsuzluğu, Deniz Feneri  gibi. Yıllardır "Yavru Vatan" diye bildiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet'ine  "Besleme" diyerek, Rum'ların ekmeğine yağ sürüyor.

Bilgeye sormuşlar;

-En iyi neyi bilirsiniz?

Bilge yanıtlamış;

-Haddimi bilirim.

Mevcut iktidar haddini de bilmiyor. AKP, Yargısına baktığımızda HSYK, Yargıtay ve Danıştay'a üye seçti. HSYK'ın Yargıtay ve Danıştay'a seçtiği 211 üyeden sadece 6'sının kadın olması sürekli pozitif ayrımcılıktan söz eden AKP'nin sözde söylem ve eylem birlikteliğini gösteriyor.

Sonuç, hafta içinde Mardin 1. Ağır ceza Mahkemesinde 2002 yılında 13 yaşındayken tanıştığı 2 kadın tarafından 26 değişik müşteriye satılan N.Ç.'nin  mağduriyetine  mağduriyet kattı erkek hakimlerimiz. N.Ç. ile tehdit sonucu defalarca birlikte olan birine 10 yıl hapis cezası verilecekken 5 yıl hapis cezası verildi. İyi hal indirimi yapıldı. Ceza 4 yıl 2 aya indirildi. N.Ç.'ye bütün bu tecavüzü gerçekleştirenlere ceza indirimi yapılırken, hakim N.Ç.'yi pazarlayan 2 kadına çok kızmış, iyi hal indirimi yapmamış. Ve alt sınırın üstünde ceza vermiş. Ceza yasaları değişse de erkek egemen kültürün oluşturduğu karar mekanizmaları değişmedikçe, bu ceza indirimlerini ve hafifletici sebepleri daha çok göreceğiz.

Güçten yoksun adalet, düşkündür. Adaletten yoksun güç zorba (Blaise PASCAL)

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Siyaset iklimimiz sert esiyor. Siyaset dili, mevcut iktidarın dilinde, gücünde de gittikçe sertleşiyor. Bu topluma ve kadınlara nasıl yansıyor?

Siyasetteki kavga, ayrıştırma, işsizlik, yoksulluk ve boşanma oranlarının artışı kadın cinayetlerini  son 7 yılda  yüzde 1400 artırmış durumdadır. Hangi yüzle kutlanacak Dünya Kadınlar Günü. Bazı günleri kutlamak isyanlara dönüşüyor. Gerçekten içimizde.

Yıllara göre kadın cinayetleri şöyledir.

2002               66

2003               83

2004               164

2005               317

2006               663

2007               1011

2008               806

2009               953

2010               226

Ataol BEHRAMOĞLU, dizelerinde ne kadar haklı.

Ben tek başına ne yapabilirim

Diye düşündü milyonlar

Milyonlarcaydılar

Ve tek başınaydılar

Bu arada birileri onlar adına karar vermekteydi

Tek başına olduklarını sananlar

Topluca ortadan kaldırıldılar.

19 Yaşında sevmekten başka suçu olmayan Hatice Fırat, töre cinayetine kurban giderken, ''KADINLAR GÜNÜ''nü kutlamak bir anlam ifade edebilir mi?

Analardır adam eden adamı

Aydınlıklardır önümüzde, gider.

Sizi de bir ana doğurmadı mı?

Analar, kıymayın efendiler.

Bulutlar adam (kadın ) öldürmesin diye sesleniyor. Nazım HİKMET

Her yıl yaklaşık 200 kadın töre cinayetine kurban gidiyor. Aile tarafından öldürülemeyen, kendini öldürmeye zorlanan kızlarımız, intihar olarak kayıtlara geçiyor. Ülkemizde her 3 evlilikten biri zorla ya da erken evlilik ki bazı yörelerde bu 12 yaşına kadar düşmekte, çocuk gelin sayısı 5,5 milyon olan bir ülkede çocuklarımızı

Dünya'ya getiriyoruz ve yaşatılıyoruz.

Bu ülkede, kadınlarımızın % 42'si şiddet görmektedir ve bunu kimse ile paylaşamamaktadır. Şiddet, kadının hamileliğinde de devam etmektedir. Ama gencecik kızlarımızı, kadınlarımızı öldüren, suçu sabit katiller serbest bırakılabiliyor ta ki yüreği yanan anne baba itiraz edince tekrar içeri alınıyor. 

Kadın, "şiddet gördüm" diye şikayette bulunuyor, medyada dayak yemiş fotoğrafları yer alıyor, "beni öldürecek, koruyun" diyor, dilekçeler veriyor. Çığlıkları havada kalıyor ve kocası tarafından öldürülüyor. Henüz 10 gün önce aynı dramı Arzu Yıldırım yaşıyor. "can güvenliğim tehlikede" diye savcılığa dilekçe veriyor, sonuç 8 kurşunla kocası tarafından öldürülüyor. Adana'da bir öğretmen bayanın, ayrılma aşamasında olduğu kamyon şoförü eşi, boğazını kesiyor.

Ülkemizde araştırmalara göre her gün 5 kadın öldürülüyor. 2010'un ilk 7. ayında 478 kadın tecavüze uğramış, 722 kadın taciz görmüş. Herhangi etkin bir önlem bu tablo karşısında alınıyor mu? "Hayır". Çünkü adalet, başbakanın gücünü artıracak özel düzenlemelerle meşgul.

2001'de yürürlüğe giren Yeni Medeni Yasa, siyasilerin ''çağ atlıyoruz'' söylemlerine karşın ülkemizde halen 186 bin kadının kuması olduğunu, 7 milyon kadının ise başlık parası karşılığında bir bakıma satıldığını ortaya çıkarmıştır.

Aile içi şiddete maruz kalan ve hastanelik olan kadın sayısı 6 bin 423. Ama şiddete maruz kalan kadın, aile meselesi diyerek tekrar evine geri gönderilmekte. Namus cinayetlerine indirim uygulanmaktadır.

TÜİK'in  rakamlarına göre, tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarında son 5 yılda yüzde 30 artış yaşandı. 2006'da 528, 2007de 540, 2008'de 589, 2009'da 624 cinsel taciz olayı meydana geldi. 2005-2010 yılları arasında 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıdan mağdur oldu. Mağdur kadınların % 40'ı korkudan şikayetçi olamıyor. Bu açıdan  istatistikler gerçek rakamların ancak yarısını gösteriyor.

İlkokul düzeyinde, eğitimi olan kadınlarda şiddete maruz kalma oranı % 56 iken lise, üniversite eğitimi olanlarda bu oran % 32'dir.

"Kocası iyi kazanıyorsa kadın çalışmamalı" diyen bakan, "Çalışan kadın aldatır"  diyen imam, "Eşini biriyle görsen iki tokat vurmaz mısın?"  diyen millet vekili, "Kadınların kriz döneminde işe girmesi, erkekleri işsiz bırakıyor" diyen ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı, bu defolar saymakla bitmez.

Bu manzaralar eşliğinde bir gün için Dünya Kadınlar Gününü Kutlamak tamam ama süreçte bu sosyal cinsiyet eşitsizliğine son verecek eylemleri yaşantımıza ve siyasete yaymamız gerekiyor.

Biz analar çocuklarımıza uzanan ellere kartal kesiliriz. Bu ülkede kapatılan şeker fabrikaları Şeker pancarına uygulanan kotalarla, kanserojen nişasta bazlı şeker dayatması ile karşı karşıya kalıyor. Çocuklarımız obezite ve kanser riski altında ama sessiz ana yürekleri. Çin tuzu ile yapılan cipsler, çocuklarımızın sağlığını tehdit ediyor, sessiz ana yürekleri, hayvancılık bitirildiği için et tüketimi en düşük seviyede, çocuklarımız proteinsiz bırakılmakta sessiz ana yürekleri. Oysa çocuğuna uzanan  bu elleri  ana yüreği, kadın cesareti durdurabilir ancak.

Biz Cumhuriyet'in onurlu kadınları artık susmayalım. Nerede o Kurtuluş savaşında çocuğunun kundağını mermiye saran kadınlarımız. Nerede Elif'in Kağnısını sürenler. Kadınlarımızı siyasete çağıralım. Bu ülkenin, bu olumsuzluklardan kurtulması, kadının toplumda hak ettiği yeri alması kadının göstereceği çaba ile gerçekleşecektir. Bizim gibi ülkelerde bu çok zor ve uzun bir süreçtir. Bu süreyi kısaltacak olan ve Türkiye Partisi'ni iktidara taşıyacak olan güç bizim emeğiniz olacaktır. Türkiye'de Kadın olmanın zorluklarını biz kadınlar çok iyi bilmekle birlikte, bu zorlukları yenecek akıl ve emek gücümüzü kullanmayışımız bize bu zorlukları dayatmaktadır. Bu durumları sona erdirecek olan güç aynı zamanda kapısını çaldığınız ev, tuttuğunuz her el olacaktır.

Bu emek ve gücü doğru yerde Türkiye Partisi'nde birleştirdiğimizde ''Kadının Kurtuluşu'' da gerçekleşecektir.

Biz Türkiye Partililer, ülkeyi aydınlıklara taşıyacak olan kadın gücüne inanıyor ve güveniyoruz.

Kadınların siyasette karar alma mekanizmalarına katılması sağlanmadan, kadınların siyasete girmeleri  güçlendirilmeden veya teşvik edilmeden kadının statüsünün  yükselmeyeceği ve "kadın bakış açısının" yasa ve uygulamalara  yansıtılamayacağı görülmesi  gereken bir gerçektir. Bütün bu ayrımcılığın etkilerinin yok edilmesi, herkes için eşit olanakların desteklenmesi ilkeleri ve teminatını, politika oluşturma süreçlerini parlamento işleyişine yerleştirecek olan,  güçlü kadın kolları ile Türkiye Partisi olacaktır.

Türkiye Partisi'nde kadınlarımızı işte bu nedenlerle örgütlenmeye çağırmalıyız. Çünkü Kadının durumunun ancak bütüncül bir yaklaşım politikası oluşturarak;

*Ekonomiye katılım ve fırsat eşitliğinin sağlanması

*Eğitim alma sürecine katılımının sağlanması

*Sağlık ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi

*Siyasal güç edinmesinin sağlanması ile çözüleceğine inanıyoruz.

Şiddet, eğitim hakları, ekonomik haklar, yasal haklar, cinsellik, doğurganlık ve emzirme hakları, kız çocuklarının hakları, sosyal, toplumsal adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında düzenlemeler "TÜRKİYE PARTİSİ İKTİDARINDA GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR".

Kadına şiddet, töre cinayetleri, kadın tacizi kim tarafından  yapılırsa yapılsın hak ettiği  cezayı alacaktır.

Genel Başkanımız Sayın Abdüllatif ŞENER'in liderliğinde ülkemize, çocuklarımıza, güzel bir gelecek için  bu siyasi harekete, Türkiye Partisi'ne  katıldığımızın  bilinci ile;

Sözlerimi Mevlana'nın şu sözleri ile  tamamlamak istiyorum. "O BEDEN TESTİSİ AB-I HAYATLA DOPDOLU, BU BEDEN TESTİSİ İSE ÖLÜM ZEHİRİ İLE, İÇİNDEKİNE BAKARSAN SULTANSIN, KABINA BAKARSAN YOLU YİTİRDİN".

Bu ülkenin değerli kadınları, doğru yöne bakalım.

Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin

Unutmamak için

Çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz.

UNUTMAYALIM

Bu ülke bizim, bu ocuklar, bu gelecek bizim.

Saraylar, saltanatlar çöker

Kan kusar bir gün zulüm biter

Menekşeler açar üstümüzde

Leylaklar da güler.

Bu günlerden geriye

Bir yarına gidenler kalır

Bir de yarınlar için direnenler.  Adnan Yücel'in dizelerinde

ÖYLEYSE HEP BERABER HAYKIRIYORUZ, ÇOĞALIYORUZ.

"KADINIM ,VARIM ,ADIM TÜRKİYE!"

Sevgi ve saygılarımla

Haber Tarihi: 05.03.2011 / 21:55:53
Bu habere ait diğer görseller
5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı5. Olağan İl Kadın Kolları Toplantısı Yapıldı
Son 10 haber
Türkiye Partisi Kadın Kolları Turan Güneş Bulvarı No: 72 / 4 Çankaya, Ankara, T: (312) 440 72 04, kadin@turkiyepartisi.org.tr İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. © 2010 Türkiye Partisi Kadın Kolları
Portal Web Tasarım